HİZMETLERİMİZ

  • Cami Süsleme Kalem İşi(Nakış)
  • Cami Pencere Vitray Süsleme
  • Otel Uygulamaları
  • Cephe Boyama Desen ve İşleme
  • Altın Varak İşleme
  • Ahşap Üstü Kalem İşi
  • Kürsü-Mimber-Mihrap
  • Hat Yazıları
  • Keşif Hizmetleri ve Projelendirme
  • Tasarım
  • Danışmanlık

Cami Süsleme Kalem İşi(Nakış) VE TEKNİKLERİ

Sıva , ahşap üzerine boyalarla desen çizme ve yazı yazma sanatıdır. Bu tenziyatı yapan kişiye kalemkâr denir. Kalemişi zengin bir estetik ve zevkin bir ürünü olup günümüze kadar gelmiştir fakat gereken tecrübeye sahip olmadan yapılan restoransyonlarla tanınmayacak hale gelse de yine duyarlı kişilerce tekrardan aslına uygun çalışmalarla eşi benzeri olmayan mimarimizin bir parçası olarak renkleri ve nakışları ile gözlerimizi süslemektedir. Kalemişi daha çok cami, mescid, türbelerin tavan yahut kubbelerine tatbik edilen bir süsleme sanatı olup diğer Türk Süsleme Sanatları gibi kendine has yapım teknikleri vardır. TEKNİKLERİ : - Sıva Üstü - Ahşap üstü - Mermer ve taş üstü - Malakari - Kumaş ve deri üstü Sıva üstü Kalemişi :Uygulama alanı olarak mimari eserlerimizin çoğunluğunda göre bileceğimiz bir tekniktir.

Cami Pencere Vitray Süsleme VE TEKNİKLERİ

Saydamlığı ve işlenebilirliği ile cam hayatın her alanında önemini koruyor. Günlük kullanımda da geniş imkanlar sunan cam, aynı zamanda birçok sanata malzeme olmuş. Bu sanatlardan biri de Vitray; yani Cam Süsleme Sanatı… Farklı büyüklük ve biçemlerdeki camların çeşitli birleştirici unsurlarla bir araya getirilmesiyle kompozisyonların oluşturulması olarak değerlendirebileceğimiz Vitray’ın tarihi antik döneme kadar uzanıyor. Köklü bir geçmişe sahip olan vitray geçmişten günümüze paralel olarak yaygınlık kazanmış. Dini yapıların aydınlatmalarında ve pencerelerinde mistik bir hava yaratmak için kullanılan Vitray, artık pencere dışında oldukça zengin bir kullanım alanına sahip. Yüzyıllarca dış mimarinin ve ana yapının bir parçası olarak görülen Vitray, günümüzde iç mimaride ve dekorasyonda oldukça geniş bir kullanıma sahip. Camın olduğu her yerde Vitray var diyebiliriz. Vitray aslen antik dönem Doğu Akdenizi’nden geliyor. O dönemde yapılan kalın ve küçük boyuttaki camlar, mermerler, bronzlar ve küçük cam parçaları ile bu sanat ortaya çıkar. Ancak, en eski boyalı Vitray örnekleri 9. ve10. yüzyıllarda bulunmuştur. Avrupa’da Vitray’lar en yoğun gotik dönem eserlerinde, katedrallerde, saraylarda, büyük konaklarda görülür. 12. yüzyılda Avrupa mimaride Roma stili yerine Gotik tarz egemen olmuş. Bu yeni mimaride geniş pencere boşlukları bulunduğundan bu pencereleri örtmek için renkli cam paneller kullanılmaya başlanır. Böylece yapılarda daha önce mozaikler hakim iken, mozaiklerin yerini Vitray’lar alır. Chartres Katedrali’ndeki 7 bin m²’lik Vitray süslemesi Ortaçağ mimarisinin ve cam üstüne yapılan resim sanatının en büyük ve en önemli örneklerindendir. Daha sonra önemini kaybeden Vitray 19. yüzyılda tekrar sanat çevresinde görülmeye başlanır. 19. yüzyılda Fransa Vitray konusunda merkez konumuna yükselir. Türkler’in de Cam Süsleme Sanatı’na, Vitray’a oldukça eski dönemlerden bu yana ilgi gösterdiğini, mimaride kullandığını görüyoruz. Selçuklu ve Osmanlı yapılarında, konaklarda, saraylarda, türbelerde Vitray’a rastlanır. Özellikle bu yapıların tepe noktalarında görülen camların birleştirici unsuru alçıdır. İstanbul’un fethinden sonra mimari eserlerde Vitray’a daha çok rastlanır. Topkapı Sarayı, Şehzade Türbesi, Süleymaniye Cami ve Yeni Cami bunların örnekleri arasındadır. Avrupa’da kiliselerde, saraylarda görülen Vitray’larda melekler, İsa, Havari’leri ve kutsal kişiler resmedilirken, İslam kültüründe bunun yerini geometrik şekiller ve bitkiler almıştır.

Altın Varak İşleme VE TEKNİKLERİ

Altın Varak, Osmanlı döneminden beri kullanılan dekorasyon, restorasyon ve geleneksel süsleme sanatları olan hat ve tezhip malzemesidir. Varak Osmanlıca bir kelime olup, “yaprak” anlamına gelmektedir. Mobilyaların ve aksesuarların en gösterişli detaylarından olan altın varak eskiden altının ceylan derisinin arasında çekiçle dövülerek ezilmesiyle meydana getirilirdi. Bu dövme ve inceltme işine varakçılık denilirdi. Günümüzde bu işlemler saf altının dev silindirler arasında ezilerek inceltilip yaprak haline getirilmesi suretiyle yapılmaktadır. 8000 adet altın varak üst üste konulduğunda 1 cm. kalınlığa ancak ulaşır. Varaklı bir antika varak aşamasına gelmek için 17 kez elden geçer. Öncelikle antika kazınarak temizlenir, tamirat yerleri eğer oymaları dökük ise kalıp alınarak onarılır. Çatlak bir yer varsa macunlanan malzemenin varak olacak yerleri özel bir karışımla astarlanır. Yüzeyin pürüzsüz olması için önce kalın sonra ise ince şekilde zımparalama işlemi yapılır. Daha sonraki aşamada kilermeni veya lambez denilen kırmızı renkli ( beyaz altın için siyah renkli ) bir karışım, mazgala yapılacak olan ( 24 ayar ) yerlere sürülür ve altın varaklar sakal fırça yardımıyla yapıştırılır. Bir gün kuruduktan sonra “mazgala” denilen aletle altın ezilerek belirgin bir parlaklığa ulaşılır. Mazgala yapılmayan yerlere ise “mixiyon” denilen varak yapıştırıcısı bir fırça yardımıyla sürülür. Bir müddet kuruduktan sonra varak yüzeye yapıştırılır. Son olarak vernik sürülerek ve patine yapılarak işlem tamamlanır Altın Varak ve Teknikleri Altın şeridin ince tirşe ( parşömen )’ler ve sığırın kör bağırsağından elde edilen zarlar arasında dövülerek şeffaf yapraklar haline getirilmesine altın varak denir. Altın varakta 1 defter 25 yapraktan oluşmaktadır. Altınlar bu yapraklar içerisine yerleştirilmiştir. Çok hafif olduğundan her hangi bir darbe veya rüzgârda altınlar dağılabilir. Ancak son yıllarda kolaylık açısından transfer (kâğıda yapışık altın) tekniği ile de defter üretilmektedir. İmitasyon altın ise 16x16 cm ebadında 1000’lik kutulardadır. Yüksek ayar altına göre kalitesiz ve kalın bir malzemedir. Varlık ve kudret işareti olan altın, ilk çağlardan başlayarak kültürler arası sanatlar etkileşimler bizim tarihimizde de yerini almıştır. Osmanlılarda altın güneşi simgelediği eski örneklerden anlaşılmaktadır. Altın varak teknikleri; 1) Ezme usulü Ezme işlemi geniş bir kap ortasına Arap zamkı damlatılarak başlar. Önce sağ elimizin beş parmağı zamka dokundurulup altın varak defterin içinden alınarak kabın içine koyulur ve elimizin işaret ile orta parmağımızın ön uç kısımları ile ezilmeye başlanır. Defterdeki yaprak altınlar bittikten sonra en az 1 veya 2 saat saf su eklenerek ezilmeye devam edilir. Altının ezilip ezilmediğini anlamak için 1-2 damla su atılıp akıcılığı kontrol edilir, eğer küçük altın tanecikleri kalmış ise ezmeye bir süre daha devam edilir. Ezme işlemi bittikten sonra altın kap içinde saf su ile yıkanır. Beklemeye alınan altın, ortalama 10-12 saat bekletildikten sonra 2. defa yıkanıp tekrar beklemeye alınır. Dibe çöken altının üzerindeki su kap ani bir hareketle ters çevrilir ve altın kurutulup hazır hale getirilir. 2) Yumurta akı ile yapıştırma Bu teknik kapalı ortamda dış etkenlerden arındırılmış malzemeler üzerinde uygulanmalıdır. Çünkü yumurta akı hava şartlarından çabuk etkilenerek altın zeminden kolayca ayrılabilir. 3) Killi varak ile yapıştırma Parlak ve mat yüzeyler için kullanılan en eski ve en kullanışlı tekniktir. Altının mazgala veya mühre (akik taşı ) ile parlatılıp en iyi sonuç veren yöntemidir. Kil, zeminde hem dolgu hem de parlatılma aşamalarına kolaylık kazandıran malzemedir. 4) Miksiyon ile yapıştırma Fransa’dan ithal edilen “charbonnel mixon o dorer lefranc” adında malzeme kullanılmaktadır. İçerisine kullanılan yüzeylerde zemine nüfus ettiğini görebilmek için kimyasal ham maddeli altın sarısı katılmaktadır. Ancak bu maddenin mixon içine katılma oranı tesbiti önemlidir. Aksi takdirde mixonun yapıştırıcı özelliği kaybolabilir. Bu malzemeye alternatif olarak sadece ahşap ve kâğıt üzerine iyi netice veren süt kıvamında olan süt mixon kullanılabilir. Ancak kuruma süresi kısa olduğu için hızlı hareket edilerek altın yapıştırılmalıdır. Bütün bu işlemlerden sonra altın üzerine pamuk (avuç içine yuvarlatılmalı ) ile tampon yapılarak zemine altının nüfuz edilmesi sağlanmaktadır. Daha sonra sakal fırçası tabir edilen yumuşak uçlu fırça ile hafifçe dairesel hareketlerle temizlik işlemi yapılmalıdır. Eğer altın üzerinde nemlilik var ise pamuk ve fırça temizliği için bir süre kontrol edilerek beklenilmelidir.